DOSTLUK
Niçin dostluklar bitmez; ama aşklar biter? Çünkü aşkta mülkiyet vardır. Hep onun yanında olmak, onu gözlemek, ona sahip çıkmak vardır. Paylaşılamayacak zevkleri paylaşmak, kontrol altında tutmak, müdahale etmek vardır. Sting, "her nefes alışında, her hareketinde, her adımında seni izliyor olacağım7 şarkısını umarım sevgilisine uygulamamış-tır. Uyguladı ise, büyük ihtimalle o aşkın ölüm tutanağına; 'boğularak ölme" notu düşülmüştür. Aslında aşkın ölmesi bir nefs-i müdafaadır. Yitirilen özgürlüğe, sevme, sevilme hakkına, ambargolara, bundan sonra uyula¬cak kuralların çerçevesine, ufka konan sınırlara bir isyandır. Bu fobidir ki, biten aşkların arkasından, gelmez dostluk, arkadaşlık. Gerçek dostluklarda, on alta sene görüşmesen de olur. On altı sene sonraki beraberlikte değişen tek şey, Saatli Maarif Takvimi'ndeki rakamlar, göz kenarlarındaki kırışıklıklar, göbekteki yağ hücreleri, çalan cep telefonundaki çocuk sesidir. Hesaplaşma yoktur. Yine çok mutlu olursun dostunun ufkundan, onun keyfinden, nefes nefese aşkını anlatmasından, küt küt çarpan yüreğinden. O hâlâ senin için, Migros'taki alış veriş listesi, tatil köyü partneri, Anayasa Mahkemesi Başkanı değildir. Sıcacıktır yüreği; "Vay be!" diyerek dinler, senin motosiklet aşkını, Güney Amerika'nın en ücra yerlerini trenin üzerinde gezme hayalini. Üfler seni kanatlarının altından ve çeker gider. Seni seninle, düşlerinle, özgürlüğünle başbaşa bırakarak, on altı saat ya da sene sonra görüşmek üzere, aynı kalp çatpışı ile, üzerinden 'by-pass' geçse bile. Aşk, bu yaşamın en baş döndüren çiçeğidir. Kavuşamamalar yalnızlıklar, hayaller, suyu, güneşi, gübresidir aşkın, fazlasının da öldürdüğü. Her şey senin içinde başlar, senin içinde biter. İnsan ölünceye kadar güler, ağlar, sever, nefret eder, ishal olur, acıkır, üşür. Bunların bir daha olmayacağını noter huzurunda da imzalayabilir. (Belki de peruğu kaymış bir noterin huzurunda); ama bunlar olur. Yarın yağmur da yağar, Hindistan'da deprem de olur.
çok güzelmiş hocam, paylaşım için teşekkürler :)